<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KADINCA KONULAR KADINCA HAYAT &#187; Kadınca Konular</title>
	<atom:link href="http://www.kadincakonular.info/category/kadinca-konular/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadincakonular.info</link>
	<description>KADIN,GÜZELLİK,MODA,KADIN SAĞLIĞI,DİYET,ZAYIFLAMA,KADINLAR,KADIN SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Jan 2012 18:05:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Arçelik Servis İzmir &#8211; 444 1 494</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/arcelik-servis-izmir-444-1-494</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/arcelik-servis-izmir-444-1-494#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 03:09:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=824</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle çok sıcak geçen yaz aylarının belki de vazgeçilmez tek eşyasıdır klimalar. Hele ki tatil yapamıyorsanız ve evinizde kalmak zorundaysanız, gözünüzde o kadar değerli oluyor ki bu eşyalar, arızalanması demek kabusun ta kendisi oluyor. Özel klima servisi olarak biz siz değerli müşterilerimizi bu durumdan uzaklaştırmak için yanınızdayız. Arçelik Servis İzmir Tüm hafta boyunca hergün her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="https://lh4.googleusercontent.com/-FSn4qhVzdyI/Tgryowz-MeI/AAAAAAAAFG8/j12Ywdp6H10/images%252520%2525282%252529.jpg" alt="servis" width="150" height="150" />Özellikle çok sıcak geçen yaz aylarının belki de vazgeçilmez tek eşyasıdır klimalar. Hele ki tatil yapamıyorsanız ve evinizde kalmak zorundaysanız, gözünüzde o kadar değerli oluyor ki bu eşyalar, arızalanması demek kabusun ta kendisi oluyor. Özel klima servisi olarak biz siz değerli müşterilerimizi bu durumdan uzaklaştırmak için yanınızdayız. <span id="more-824"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p><a href="http://arcelikservisi.gen.tr/arcelik-servis-izmir.html .html">Arçelik Servis İzmir</a><br />
     Tüm hafta boyunca hergün her saat yardım alabileceğiniz 444 1 494 nolu çağrı merkezimiz, siz değerli müşterilerimizden arıza kaydı alındığı an servis vasıtalarımızı çabucak bilgilendirmekte ve en hızlı hizmeti siz müşterilerimize göndermektedir. Klimalar duyarlı ürünler olduğundan ötürü, adresinize gelen teknik ekibimiz cihazınızı en ince ayrıntısına kadar inceledikten sonra aksaklığı kökten çözmektedirler. </p>
<p>Sunduğumuz mükemmel servisin dışında, servis sonrası işçilik ve değiştirilen parçaya sağlamış olduğumuz güvence, yaptığımız işe güvenmememizden değil,<a href="http://arcelikservisi.gen.tr">Arçelik Servis</a> sizin bize güvenmeniz içindir. Aşırı sıcak geçen yaz aylarının kabusunuz olmasını istemiyorsanız firmamızı arayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/arcelik-servis-izmir-444-1-494/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınca Evlilik ve Boşanma Bunalımı</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/kadinca-evlilik-ve-bosanma-bunalimi</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/kadinca-evlilik-ve-bosanma-bunalimi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 15:42:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=608</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar boşandıklarında çok üzülüyor ve adeta yıkılıyor hayata bile küsebiliyor. Bu kadınca boşanma bunalımları çocuklara da yansıyor. Kadın bunalıma girince çocuklar da annelerinin durumundan etkilenip depresyona giriyor. Boşanma safhasında yaşanan gerginliğin en çok çocukları etkilediğini ve bu dönemde ruh sağlığı bozuk çocukların temellerinin atıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Seher Akbaş, &#8220;Boşanma hem anne hem baba [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar boşandıklarında çok üzülüyor ve adeta yıkılıyor hayata bile küsebiliyor. Bu kadınca boşanma bunalımları çocuklara da yansıyor. Kadın bunalıma girince çocuklar da annelerinin durumundan etkilenip depresyona giriyor.</p>
<p>Boşanma safhasında yaşanan gerginliğin en çok çocukları etkilediğini ve bu dönemde ruh sağlığı bozuk çocukların <span id="more-608"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span>temellerinin atıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Seher Akbaş, &#8220;Boşanma hem anne hem baba özellikle de çocuklar için sıkıntı veren bir olgudur. Çocuklar bir şekilde mutlaka etkilenir. Ancak boşanma sürecinde doğru yol izlendiğinde bu etkilenme en aza düşer&#8221; dedi.</p>
<p>İkinci kardeş sorunuyla baş edebilen çocukların anne ve babasının boşanmasıyla karşı karşıya kalacakları problemleri de aşabileceğini ifade eden Akbaş, &#8220;Biz, &#8216;çiftler boşansın veya boşanmasın&#8217; demeyiz. Saygı yok, sevgi bitmiş, sürekli tartışma ve kavga ortamı var. Çocuk da sürekli bu geçimsizliğin içinde. Böyle bir durumda &#8216;Çocuklarınız için boşanmayın&#8217; dememiz doğru olur mu? &#8216;İlle de boşanacağız&#8217; safhasına gelen çiftler, geri dönüş şansı yoksa çocukları için kaliteli bir boşanma yolunu izlemelidir. Eğer boşanma safhasında doğru yol izlenebilirse çocuk karşılaştığı bu durumla baş edebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Çocuğun ruh ve beden sağlığının korunmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Akbaş, sağlıklı toplumların sağlıklı nesillerle oluşabileceğine değindi. Akbaş, &#8220;Anne baba boşanırken çocuklarına farklı mesajlar vermemeli. Çocukla düzenli görüşmeleri, güven ilişkisini bozmamaları gerekir. Hem anne hem baba gerek boşanma sürecinde gerekse boşandıktan sonra çocuklarıyla düzenli bir şekilde görüşmeli. &#8216;Aileler dağılmasın, boşanmasınlar, çocuklar kötü etkileniyor&#8217; yaklaşımı, &#8216;Kardeş doğumu çocuk için travmadır. Çiftler ikinci çocuğunu yapmasın&#8217; demeye benziyor. Çocukların yaşamında olumsuz şeyler olabilir. Önemli olan bu gelişmeler yaşanırken çocuğa destek olabilmek, onu dışlamamaktır. Çünkü çocuklar karşılaşacakları travmalarla kısa bir süre sonra baş etmeyi öğreniyor. Ancak, çiftler boşanırken çocuklarına biraz daha fazla ilgi göstermeli&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Çiftlerin anlaşmazlığının olmasının ve kavga etmesinin çocuklar için her zaman sıkıntı verdiğini ve çocuk neye tanık olursa gelecekte aynı uygulamaları gerçekleştirdiğini açıklayan Akbaş, boşanma söz konusu olsun veya olmasın anne babanın çocukları için iyi geçinmesinin önemine işaret etti. Akbaş,<br />
&#8220;Boşanma söz konusu olsun ya da olmasın anne babanın iyi geçinmesi her zaman iyi bir şey. Boşanmış olsalar da çocukla güven ilişkisi, sevgi kaliteli bir şekilde sürdürülmeli. Aile içindeki geçimsizlik çocuk için geleceğe yansır. Hep stres faktörüdür. Stres faktörü de çocuğun psikososyal gelişimini olumsuz etkiler. Hem de ileride psikopatoloji (ruhsal hastalık) geliştirmesi için risk faktörüdür. Boşanırken şartlar iyi olursa, anne babanın geçimsizliği çocuğa yansıtılmazsa bu çocuk için koruyucu faktördür. Boşanmadan sonra da kavgalar devam eder, mahkeme kararlarına uyulmaz, çocuğu göstermeme devam ederse bunlar çocuk için risklidir&#8221; diye konuştu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/kadinca-evlilik-ve-bosanma-bunalimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağlı Cilde Nasıl Davranmak Lazım ?</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/yagli-cilde-nasil-davranmak-lazim</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/yagli-cilde-nasil-davranmak-lazim#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 23:26:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/yagli-cilde-nasil-davranmak-lazim</guid>
		<description><![CDATA[cildi yağlı olan hanımlar! Cildinizin temizliğine normal bir bayanın verdiği dikkat, özen ve zamanın iki katını vermeniz gerekli. Dikkat etmeniz gerekenler: - Fast Food yiyeceklerden uzak durmalısınız. - Yağlı gıdalar tüketmemelisiniz. - Kola, fanta gibi asitli içecekler tüketmemelisiniz. - Çikolatayı yeteri kadar az tüketmelisiniz. - Baharatlı yiyeceklerden uzak durmalısınız. - Kuruyemiş yememelisiniz. - Hayvan yağlarından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>cildi yağlı olan hanımlar!<br />
Cildinizin temizliğine normal bir bayanın verdiği dikkat, özen ve zamanın iki katını vermeniz gerekli.</p>
<p>Dikkat etmeniz gerekenler:<span id="more-499"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>- Fast Food yiyeceklerden uzak durmalısınız.</p>
<p>- Yağlı gıdalar tüketmemelisiniz.</p>
<p>- Kola, fanta gibi asitli içecekler tüketmemelisiniz.</p>
<p>- Çikolatayı yeteri kadar az tüketmelisiniz.</p>
<p>- Baharatlı yiyeceklerden uzak durmalısınız.</p>
<p>- Kuruyemiş yememelisiniz.</p>
<p>- Hayvan yağlarından uzak durmalısınız.</p>
<p>- TÜM BUNLARIN AKSİNE; sebze tüketiminizi arttırmalı ve meyvelere ağırlık vermelisiniz.</p>
<p>- Aşırı sıcak yerlerde bulunmamalısınız.</p>
<p>- Elleriniz kirliyken yağlı cildinize sürmemelisiniz.</p>
<p>- Cildinizin sağlığı için sivilceleriniz ve aknelerinizle oynamamalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/yagli-cilde-nasil-davranmak-lazim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflatan Çaylar Hasta Etmesin</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/zayiflatan-caylar-hasta-etmesin</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/zayiflatan-caylar-hasta-etmesin#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 02:06:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Zayıflamak için zayıflama çayı içeriz.Zayıflama çayı diye içtiğimiz bitki çayları aslında vücudumuzdaki fazla suyu atar.Metabolizmamızı hızlandırır ve bir ölçü de psikolojimize iyi gelir.Her duyduğumuza inanmamalıyız.Her zayıflama çayı diye satılan ürüne de saldırmamalıyız. Çünkü işin içine ticari rant girdi mi kimsenin gözü sağlık görmüyor artık. Bu açıdan sizin sağlığınızı ancka siz düşünürsünüz ve sağlığınızdan ilk başta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="zayıflatan bitkiler" src="http://i33.tinypic.com/rwubf4.jpg" alt="" width="100" height="100" />Zayıflamak için zayıflama çayı içeriz.Zayıflama çayı diye içtiğimiz bitki çayları aslında vücudumuzdaki fazla suyu atar.Metabolizmamızı hızlandırır ve bir ölçü de psikolojimize iyi gelir.Her duyduğumuza inanmamalıyız.Her zayıflama çayı diye satılan ürüne de saldırmamalıyız.</p>
<p>Çünkü işin içine ticari rant girdi mi kimsenin gözü sağlık görmüyor artık.<span id="more-451"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Bu açıdan sizin sağlığınızı ancka siz düşünürsünüz ve sağlığınızdan ilk başta siz sorumlusunuz.</p>
<p>Lütfen her duyduğunuzu hemen uygulamayın ve önce doktorunuza danışın.</p>
<p>Zayıflama çayları 6-7 saat arayla içilmeli ve günlük dozaj 2-3 fincanı geçmemelidir.</p>
<p>Zayıflama çayları  şekersiz olarak ve sıcak içilmelidir.</p>
<p>Bekleterek içilmemeli taze demleyip içilmelidir.</p>
<p>Zayıflama çayları Metabolizmayı dengeleyici olarak, kiloyu dengeleyen, kişiyi rahatlatan, sağlıklı ve genç kalmasına yardımcı olan bir çaylardır.</p>
<p>Metabolizmanın geneli  üzerinde dengeleyici etki yaparak kiloyu normalleştirir.</p>
<p>Biberiye, funda, kiraz sapı, rezene, mısır püskülü karışımından oluşan çayın hiçbir zararı olmadığını ve bu bitkilerin çoğunun idrar söktürücü ve toksun attırıcı özellikler içerdiğini söylüyoruz. Funda ve biberiye ise kandaki yağları yakma özelliğine sahip oldukları için ayrıca tercih ediliyor.</p>
<p>Ancak bu çayları hazırlarken bitkilerin kesinlikle kaynatılmamalıdır.</p>
<p>Aksine kaynamış suyun içinde on dakika bekletilerek demlenmesi ve günde bir ya da iki fincandan fazla da tüketilmemesi gerekiyor.</p>
<p>Bitki kürlerinin iki ay kullanımından sonra da bu küre bir ay ara verilmesi lazım.</p>
<p>Farmakologlar  bitkilerin içeriğinde pek çok kimyasal bulunabileceğine dikkat çekiyor ve “bir ilaç haline getirilmedikleri için bitkilerin içindeki bu maddelerden biri sağlığa zararlı olabilir.</p>
<p>O nedenle çok içmemek lazım. Bitkidir, doğadandır diye rahatlıkla kullanmak yanlış olur” diyorlar.</p>
<p>İçlerinde binlerce aktif kimyasal barındıran bitkiler ancak saflaştırıldıklarında  sonuçtan emin olunabileceğini belirtiyor. O yüzden bitki çaylarından azar azar alarak kullanmalıdır.</p>
<p>Mısır Püskülü</p>
<p>Taş yapıcı idrar yolları hastalıklarında, kalp ödeminde ve başka ödemlerde olduğu kadar, böbrek iltihabı, mesane nezlesi, romatizma ve gut hastalığında da başarıyla kullanılabilir. Ayrıca, çocukların ve yaşlıların yatağa işeme hallerinde ve böbrek sancılarında da yardımcı olur. Tüm bu rahatsızlıklarda, her 2-3 saatte bir yemek kaşığı dolusu çay alınmalıdır.</p>
<p>Kiraz Sapı:</p>
<p>Meyveleri taze veya kurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz idrar söktürücü özelliğiyle, böbreklerin dostu. Vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor.</p>
<p>Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu biliniyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya da yardımcı oluyor.</p>
<p>Rezene:</p>
<p>Bir kültür bitkisi. Sindirim sistemi kramplarını çözücü etkiye de sahip. Rezene, anasonla eşit oranda karıştırıldığında, hem daha etkili, hem de daha lezzetli olur.</p>
<p>Sindirim sorunlarından kaynaklanan baş ağrılarını dindirir. Kısaca ve genellikle, sindirim zorlukları, şişkinlik, iştahsızlık, balgamlanma, adet görme zorlukları, yetersiz süt salgılama, karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıkları, göz kapağı iltihabı ve sinirlilik hallerine karşı başarıyla kullanılabilir.</p>
<p>Funda:</p>
<p>İhtivâ ettiği “ericolin” isimli bir glikozit maddesi, idrar yolları taşlarına karsı idrar söktürücü olarak, sulu hülâsâ halinde kullanılır. Funda ayrıca, ishal ve böbrek taşları tedavisinde kullanılır. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı biliniyor.</p>
<p>Biberiye</p>
<p>Hazımsızlığı giderir. Çarpıntıyı keser. Yarım baş ağrılarını giderir. Baş dönmesini keser. İdrar ve adet söktürür. Safra ifrazatını arttırır.Aşağıdaki bitkilerde iştah kesici özelliği ile zayıflamanıza yardım eder.At kuyruğu bitkisi, idrar söktürücü özelliğiyle biliniyor, Yağ dokularını eritmeye yardımcı oluyor.</p>
<p>Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek , ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem.  Adaçayı , zayıflamak isteyenler tarafından  iştah kesici olarak kullanılıyor.     Fesleğen, vucütta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor.<br />
Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici  etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor.</p>
<p>Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir.</p>
<p>Biberiye, sindirimi düzenler.</p>
<p>Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırır.</p>
<p>Sinameki, kalın bağırsaktaki suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya yardımcı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/zayiflatan-caylar-hasta-etmesin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sivilce Geçiren Ürünler</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/sivilce-geciren-urunler</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/sivilce-geciren-urunler#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 22:36:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=411</guid>
		<description><![CDATA[Sivilceler geçmemekte direnir.İnatcı sivilceler güzelliğin en büyük düşmanıdır. Güzelliğinize gölge düşünce yani sivilceleriniz azıtınca ve yüzünüzde pürüzler oluşunca bulduğunuz her ürüne sarılmayın. Sivilcelerin geçmesi için gelişi güzel ürünler kullanmak son derece sakıncalı. Sivilce için kozmetik ürünler kullanırken dikkat edeceğiniz noktalar: Sivilce bulaşıcı değildir. Tedavi edilmezse iz bırakır. İlaç tedavisi kişiye göre değişir. Kişinin cinsiyeti ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="sivilcelere ürün" src="http://i38.tinypic.com/eplwnr.jpg" alt="" width="100" height="100" />Sivilceler geçmemekte direnir.İnatcı sivilceler güzelliğin en büyük düşmanıdır.</p>
<p>Güzelliğinize gölge düşünce yani sivilceleriniz azıtınca ve yüzünüzde pürüzler oluşunca bulduğunuz her ürüne sarılmayın.</p>
<p>Sivilcelerin geçmesi için gelişi güzel ürünler kullanmak son derece sakıncalı.<span id="more-411"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Sivilce için kozmetik ürünler kullanırken dikkat edeceğiniz noktalar:</p>
<p>Sivilce bulaşıcı değildir.</p>
<p>Tedavi edilmezse iz bırakır.</p>
<p>İlaç tedavisi kişiye göre değişir. Kişinin cinsiyeti ve yaşına göre tedavi seçilir.</p>
<p>Uzun süreli güneş maruziyetleri, yağ salgısında artışa neden olur.</p>
<p>Cilt bakımı için kullanılan ürünler özenle seçilmeli, akneli ciltler için uygun olan su bazlı ürünler seçilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/sivilce-geciren-urunler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜNEŞSİZ OLMAZ</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/gunessiz-olmaz</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/gunessiz-olmaz#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 22:54:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Ordan burdan her telden Kadınca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=372</guid>
		<description><![CDATA[İlkokuldan beri bizlere öğretilen bir atasözü vardır. “ Güneş girmeyen eve doktor girer” diye. O zamanlar bu nedir diyenler şimdi bunun önemini çok iyi anlıyorlar. Yapılan araştırmalara göre günde 10 dakika güneş ışığı altında kalmak vücuttaki D vitaminin kendini ortaya çıkarması için önemli bir unsur. Yani vücuda besinler yoluyla giren bu vitamin güneşi görmeden çalışmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i26.tinypic.com/2uzcojl.jpg" alt="kadınca" width="100" height="80" />İlkokuldan beri bizlere öğretilen bir atasözü vardır. “ Güneş girmeyen eve doktor girer” diye. O zamanlar bu nedir diyenler şimdi bunun önemini çok iyi anlıyorlar.<span id="more-372"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Yapılan araştırmalara göre günde 10 dakika güneş ışığı altında kalmak vücuttaki D vitaminin kendini ortaya çıkarması için önemli bir unsur. Yani vücuda besinler yoluyla giren bu vitamin güneşi görmeden çalışmaya başlamıyor.</p>
<p>Bunla beraber kemik erimesi sorunu ile karşı karşıya kalanlar içinde 10 dakika güneş ışığı çok iyi bir tedavi yöntemi. Her gün fazla sıcakta olmamak şartı ile güneşlenmek kemik erimesi sorununa büyük oranda engel olmaktadır. </p>
<p>Ülkemizde özellikle kadınlarda görülen kemik erimesine bağlı kalça kırıklığı yani Osteoporoz içinde en etkili önlem günde 10 dakika güneşlenmek. Yani günde 10 dakika kendinizi güneşin kollarına bırakın. Aman dikkat edin, güneşi aşırı kaçırıp yanıklarla uğraşmayın…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/gunessiz-olmaz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AŞIRI TÜYLENMENİN NEDENLERİ NELER ?</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/asiri-tuylenmenin-nedenleri-neler</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/asiri-tuylenmenin-nedenleri-neler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:05:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=336</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar için güzellik demek bakım demek,bakım demek de güzellik demek.Peki durum böyleyken nasıl oluyor da bazen kendimizi hayatın akışına bırakıp güzelliğimizden ödün verebiliyoruz.Yani neden bakımdan bakımlı olmaktan uzaklaşıyoruz.Cilt ve vücut bakımı bir kadın için hayatın yarısı demek oysa.Bazen öyle zamanlarımız oluyor ki salıyoruz çayıra.Değil mi hanımlar ? Pekala vücut bakımı deyince sizin aklınıza gelen ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar için güzellik demek bakım demek,bakım demek de güzellik demek.Peki durum böyleyken nasıl oluyor da bazen kendimizi hayatın akışına bırakıp güzelliğimizden ödün verebiliyoruz.Yani neden bakımdan bakımlı olmaktan uzaklaşıyoruz.Cilt ve vücut bakımı bir kadın için hayatın yarısı demek oysa.Bazen öyle zamanlarımız oluyor ki salıyoruz çayıra.Değil mi hanımlar ?<span id="more-336"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Pekala vücut bakımı deyince sizin aklınıza gelen ilk kural nedir ?</p>
<p>Benim aklıma ilk gelen elbette ki istenmeyen tüylerden arınmadır.</p>
<p>Güzelliğin ve estetiğin vazgeçilmez ön koşulu olarak görülen pürüzsüz bir teni gölgeleyen aşırı tüylenmenin birçok nedeni var Uzmanlar bu nedenlerin kalıtımdan, hormonal faktörlere, ilaçlardan, kötü huylu tümörlere kadan uzanabildiğine dikkat çekiyorlar***Binlerce yıldır sağlıklı, tüysüz, pürüzsüz bir teni güzelliğin tarifini yapan sanatçılar neredeyse vazgeçilmez bir koşul olarak görmüşler Öyle yazıp, öyle resmetmişler güzelliği.</p>
<p>Tabii kaçınılmaz olarak aynı anlayış kadınlar için de geçerli olmuş Bugün kendisini güzel hissetmek isteyen her kadın cildinin , tüysüz bir görünümde olmasını istiyor Ama ne yazık ki, her kadın bu kadar şanslı değil Başta hormonal olmak üzere birçok faktörün yarattığı kıllanmalar kadınların ciddi bir stres altına girmesine, ikili ilişkilerinin, toplumsal yaşamlarının olumsuz etkilenmesine neden oluyor</p>
<p>Vücuttaki kılların artışının hem estetik hem de sosyal açıdan sorun yarattığını vurgulayan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Opr Dr Erkan Sarı (*) bu şikayetlerle hergün yüzlerce kadının iç hastalıkları, endokrinoloji polikliniklerine ve estetik merkezelerine başvurarak çare aradığını belirtiyor Dr Sarı&#8217;nın verdiği bilgiye göre sorunun anlaşılabilmesi için önce vücuttaki normal kıl yapısının bilinmesi gerekiyor Vücuttaki tüyler vellüs ve terminal kıllar olmak üzere ikiye ayrılıyor Vellüs denilen tüyler çocukların yüzelerini kaplayan ince ve renksiz tüyler Terminal kıllar ise daha kalın ve renkli olup seks hormonlarına bağımlı (erkeklerin çene ve karnında) veya bağımsız (kirpik ve kaşlar) olmak üzere gelişiyorlar Erkeklik hormonları (androjen) seks hormonunun etkili olduğu alanlarda vellüsleri, terminal kıl haline çevirebiliyor.</p>
<p>Kadınlardaki aşırı tüylenmenin tıp dilindeki adının &#8220;hirsutizm&#8221; olduğunu söyleyen Opr Dr Erkan Sarı, &#8220;Bu genelde androjene bağlı olarak gelişir Genç kadınların ortalama yüzde 25-35Õinde karın alt bölgesi, memebaşı kenarları ve dudak üst bölgelerinde terminal kıl bulunur Birçok kadında yaşla bu kıllarda artış gözlenir&#8221; diyor</p>
<p>Hirsutizm androjene bağlı ve bağımsız olarak iki gruba ayrılıyor Androjene bağımlı tip hirsutizmde kıllanma, erkekte kıllanma görülen bölgelerde artıyor ve daha çok erginlikle ortaya çıkıyor Opr Dr Erkan Sarı, genellikle bu tip hastalıkla altta önemli bir sorun saptanmadığını belirterek, &#8220;Androjende hafif bir artmaya veya ciltte androjene karşı gelişen aşırı hassasiyete bağlı olarak bu bozukluk belirir Androjene bağımlı olmayan hirsutizm ise vücudun herhangi bir bölgesinde kıllanma artışı ile kendini gösterir&#8221; diye konuşuyor.</p>
<p>Bu durumun ya kıl köklerinin kan dolaşımındaki androjen hormonlara aşırı duyarlı olmasına ya da böbreküstü bezleri veya yumurtalıklardan androjen hormon üretiminin artmasına bağlı olduğunu belirten dermatoloji uzmanı Dr Tülin Mansur (**) ise şöyle konuşuyor: &#8220;İlk durumda kanda hormon miktarı artmamıştır, ancak kıl kökleri bu normal düzeydeki hormona aşırı cevap vererek normalden hızlı uzar ve kalınlaşırlar Böyle kişilerde kıllanma ergenlikle birlikte başlar, 30&#8242;lu yaşlara kadar artar, daha sonra o düzeyde kalır İkinci durumda ise kanda androjen hormon miktarı artmıştır; kıllarda çoğalma ergenlikten önce veya sonra başlayabilir</p>
<p>Bu hormonal bozukluğun en sık karşılaşılan nedenleri; yumurtalık veya böbreküstü bezlerindeki kistler, hücre çoğalması veya iyi ya da kötü huylu tümörlerdir Bu hastalarda androjen hormon fazlalığından kaynaklanan adet düzensizlikleri, deride aşırı yağlanma ve sivilcelenmeler, ses kalınlaşması, göğüslerde küçülme, saç dökülmesi, kötü kokulu terleme gibi belirtiler de bulunabilir Eğer bu belirtiler oldukça hızlı bir şekilde ortaya çıkarsa ve kandaki hormon düzeyi çok yüksekse kötü huylu tümörlerden kuşkulanmak gerekir.</p>
<p>Aşırı tüylenmeye bazen çeşitli nedenlerle kullanılan danazol, anabolik steroidler, kortizon, progesteron, fenitoin, diazoksid, siklosporin, streptomisin, minoksidil gibi ilaçlar da yol açar Bunların bir kısmı androjen etkisine sahip, bir kısmı da kıl büyümesini doğrudan uyaran ilaçlardır İlaçlara bağlı tüylenme genellikle kalıcı değildir ve ilacın kesilmesinden sonra birkaç ay içinde geriler Çok daha nadir olarak böbreküstü bezleri ve yumurtalıkların hormon salgılamasını düzenleyen, hipofiz adı verilen bir bezin aşırı çalışması vushing ve akromegali gibi hormonal hastalıklara ve bu hastalıkların bir belirtisi olarak aşırı tüylenmeye yol açabilir Hipofiz bezinin prolaktin adı verilen bir hormonu fazla miktarda salgılaması, hipotiroidi ve şişmanlık da tüylenme nedenleri içinde yer alır&#8221;</p>
<p>Teşhis nasıl konuluyor?</p>
<p>Hirsutizmin nedenleri araştırılırken önce altta herhangi bir hastalık yatıp yatmadığının incelenmesi gerekiyor Opr Dr Erkan Sarı, araştırma yapılırken dikkat edilmesi gereken konularda şunları söylüyor:&#8221;Bu konuda ilaçların özellikle doğum kontrol haplarının kullanmaya başlandığı yaş sorulmalıdır Ayrıca hastalarda aile hikayesi, adet düzeni, şişmanlık hikayesi, kıllanma yanında saçın ön bölgelerinde dökülme, ses kalınlaşması gibi belirtiler sorgulanmalıdır Kanda en fazla bulunan androjen testosterondur Testosteron cilte etki göstermek için 5 alfa redüktaz adı verilen bir enzime ihtiyaç duyar Yapılan çalışmalarda hirsutik kadınlarda diğer kadınlara göre bu enzimin daha fazla olduğu gösterilmiştir Tüm bu saptamalara rağmen hirsutik kadınlarda çoğu zaman altta bir hastalık saptanamamaktadır.</p>
<p>Düzenli adet gören ve muayenesinde herhangi bir hastalık belirtisi olmayan kişilere genelde hormonal inceleme gereksizdir Fakat kıllanma yanında adet düzensizliği mevcut ise kan alınıp serum testosteron, prolaktin, progesteron, LH ve FSH düzeyleri incelenmelidir Hirsutizm kadınlarda ciddi psiko-sosyal sorunlar yaratan bir kozmetik problemdir Bu olay bir hastalık olmadığı için yapılacak tedavilerin kişiye yarar ve zararı çok iyi hesaplanmalıdır Tedavi yaklaşımı iki yönlüdür: 1 Kılların mekanik olarak ortadan kaldırılması: Hafif kıllanma artışı olan hastalarda mekanik olarak kılların yok edilmesi yeterli ve güvenlidir Traşlama, görünen kılların geçici olarak ortadan kaldırılması için en kolay yöntemdir Birçok kişinin iddiasının aksine traş ile kılların büyümesi hızlanmaz.</p>
<p> Elektroliz ise bölgesel kıllanma için güvenli bir yöntem olmasına rağmen pahalı ve uzun süreli bir tedavi gerektiren bir yöntemdir2 İlaç tedavisi: İyi bir ilaç tedavisi ile terminal kıllar daha ince ve daha renksiz bir hale gelebilmektedir Hafif kıllanması olan genç bayanlarda ilaç tedavisi çok iyi sonuç vermektedir Ne yazık ki ilaç tedavisi tam bir iyileşme sağlamamakta ve kimi zaman tekrarlamasını önlemek için hayat boyu sürdürülmesi gerekebilir&#8221;</p>
<p>Değişik dalların işbirliği gerekiyor Dr Tülin Mansur ise tedavide amacın, mümkünse nedenin örneğin örneğin kist veya tümörün ortadan kaldırılması olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürüyor:&#8221;Eğer bu mümkün değilse androjen hormon artışının ilaçlarla baskı altına alınmasıyla yeni kıl artışlarının önlenmesi; bunun yanısıra da mevcut kılların vücuttan uzaklaştırılmasıdır.</p>
<p>Tedavi cerrahi, jinekoloji, endokrinoloji, dermatoloji, kozmetoloji gibi birçok dalın işbirliğini gerektiriyor Hormonal tedavide kullanılan ilaçlar androjen hormonların böbreküstü bezi ve yumurtalıklardan salgılanmasını veya kıl köküne etki etmesini engelleyerek kılların aşırı çoğalmasını baskılar.</p>
<p>Glukokortikoidler, oral kontraseptifler, bromokriptin, spironolakton, siproteron asetat bu ilaçlar içinde en çok kullanılanlardandır Bu ilaçların önemli yan etkileri olabileceğinden mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gereklidir Tüylenme artışında gözlenebilir bir değişiklik elde edilebilmesi için tedaviye en az 6 ay-1 yıl devam edilmesi gerekir Mevcut kılların tek başına hormonal tedaviyle ortadan kalkmayacağı bilinmelidir; bu nedenle tedavi epilasyon veya diğer depilatuar yöntemleri de gerektirir Androjen hormon fazlalığına bağlı olmayan aşırı tüylenme durumlarında ise hidrojen peroksitle ağartma, ağda, depilatuar kremler, elektroliz veya laserle epilasyon gibi hastanın tercih ettiği yöntemlerden biri kullanılabilir.</p>
<p>İnternetten alıntılanmış bir güzellik makalesidir !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/asiri-tuylenmenin-nedenleri-neler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YENİ DOĞMUŞ BEBEK NASIL YIKANIR</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/yeni-dogmus-bebek-nasil-yikanir</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/yeni-dogmus-bebek-nasil-yikanir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2009 23:49:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Yeni anneler ya da daha alışamamış bebek sahiplerinin aklını hep bu soru karıştırır.O micik bebeğimi nasıl yıkayacağım ? Yeni doğan bebek nasıl yıkanmalı,yıkanırken nasıl davranılmalı ve bebeğe nasıl banyo yaptırılmalı.Sizin de böyle bir soru varsa aklınızda işte bebek yıkama klavuzunuz hanımlar,okuyun ve yıkayın bebeğinizi ! Yeni doğmuş bebeğinizin cildi yumuşak ve hassastır. Bebeğinizin cilt bakımının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni anneler ya da daha alışamamış bebek sahiplerinin aklını hep bu soru karıştırır.O micik bebeğimi nasıl yıkayacağım ? Yeni doğan bebek nasıl yıkanmalı,yıkanırken nasıl davranılmalı ve bebeğe nasıl banyo yaptırılmalı.Sizin de böyle bir soru varsa aklınızda işte bebek yıkama klavuzunuz hanımlar,okuyun ve yıkayın bebeğinizi !<span id="more-317"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Yeni doğmuş bebeğinizin cildi yumuşak ve hassastır. Bebeğinizin cilt bakımının doğru olarak yapılması, cilt sağlığının ve dokusunun sağlıklı olmasını sağlar.</p>
<p>Yeni doğmuş bebeğinizin cildi yumuşak ve hassastır. Bebeğinizin cilt bakımının doğru olarak yapılması, cilt sağlığının ve dokusunun sağlıklı olmasını sağlar.</p>
<p>Genel olarak bilinenin aksine, bebeğinizi her gün yıkamanız gerekmez. Bebeğinizin altını değiştirip, verdiğiniz her yemekten sonra ağzını, burnunu temizlemeniz dışında, onu haftada 2-3 defa yıkamanız yeterlidir.</p>
<p>Bebek günün herhangi bir saatinde yıkanabilir. Bazı ebeveynler, bebeklerinin rahat uyumasını sağlamak için onu yatırmadan evvel yıkamayı tercih etmektedir.</p>
<p>İlk zamanlar bebeğinizi süngerle silerek temizlemeniz (sünger banyosu) gerekir. Bebeğinizi, enfeksiyon kapmasını önlemek için, göbeği düştükten ya da sünnet yarası iyileştikten sonra küvette yıkamaya başlayabilirsiniz.</p>
<p>• Kalın havlular veya süngerli banyo yastığı</p>
<p>• Yumuşak temizleme bezi</p>
<p>• Temiz bir leğen</p>
<p>• Bebek şampuanı ya da bebeğin tahriş etmeyecek bir sabun</p>
<p>• Başlıklı bebek havlusu</p>
<p>• Temiz bir bebek bezi ya da giyecek yeterlidir</p>
<p>Bebeğinizi süngerle temizlerken dikkat etmeniz gerekenler</p>
<p>Gerekli malzemeleri önceden hazırlayın Oda sıcaklığının yaklaşık 24 derece olmasını sağlayın<br />
Bebeğinizi kalın havluların ya da banyo süngerinin üzerine oturtun ve leğene, bebeğin  beline gelecek kadar, yaklaşık 30 derece sıcaklıkta olan suyu doldurun.Bebeğinizin temizlemediğiniz kısımlarının üstünü  bir havlu ya da battaniyeyle örtün.</p>
<p>Bebeğinizi bir an bile yalnız bırakmayın. Eğer bir şey almaya gitmeniz gerekirse, onu da havluya sardıktan sonra yanınızda götürün.<br />
Bebeğinizi temizlemeye, yüzünden başlayın. Nemli pamuklu bir bezle gözlerini iç kısmından dışarı doğru  temizleyin</p>
<p>Bebeğinizin yüzünü sabunsuz, yumuşak bir bezle yıkayın.</p>
<p>Kulaklarının arkasını yumuşak bir bezle silin. Kulak zarına zarar vermemek için bezinizi bebeğinizin kulaklarının içine sokmayın.Bezinize, bebek sabunundan bir miktar damlattıktan sonra boynundan aşağıya doğru onu yıkayın. Göbek bağının ıslanmamasına dikkat edin.<br />
Son olarak bebeğinizin kafasını şampuanla temizleyin. Başını durularken suyun yüzüne doğru akmasına engelleyin. Sırt ve  bileklerinden tutup ve elinizle boynunu desteklerken saçlarını durulayabilirsiniz. Bebeklerin çoğu, yıkanırken vücutlarına yumuşak hareketlerle masaj yapılmasından hoşlanır, sert hareketleri sevmez. </p>
<p>Bebeğinizi kurularken doktorunuzun tavsiyelerine uyun ve göbek bağına zarar vermemeye dikkat edin.<br />
Bebeğinizin saçını taramak için yumuşak bir bebek fırçası kullanın. Bebeğin cildinin yanmasına neden olabileceğinden dolayı saç kurutma makinesi kullanmayın.<br />
Bebeğinizin ilk banyoları sırasında ağlaması normaldir. Yine de suyun fazla sıcak ya da soğuk olup olmadığını ve gözlerine sabun kaçıp kaçmadığını kontrol edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/yeni-dogmus-bebek-nasil-yikanir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADINCA SORUNLARA KADINCA ÇÖZÜMLER</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/kadinca-sorunlara-kadinca-cozumler</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/kadinca-sorunlara-kadinca-cozumler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2009 21:19:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar ekonomik sıkıntılara kendilerince çözüm üretmeye devam ediyor.Artık ekonomik kriz iyice bunaltmaya başladı bizi.Ve biz de kendimizde çareler aramaya çoktan başladık.Buradan bütük bayanlara rica ediyorum.Lütfen bu darboğazda bayat ekmekleri atmayın ve en ufak kırıntıları bile tüketin.Papara yapabilirsiniz örneğin.Ekmekleri fırında kurutun,üzerine sarmısaklı yoğurt döküp,kırmızı biber yakın ve salata niyetine sofranızda tüketin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i44.tinypic.com/343p3cg.gif" alt="kadınca" width="100" height="100" />Kadınlar ekonomik sıkıntılara kendilerince çözüm üretmeye devam ediyor.Artık ekonomik kriz iyice bunaltmaya başladı bizi.Ve biz de kendimizde çareler aramaya çoktan başladık.Buradan bütük bayanlara rica ediyorum.Lütfen bu darboğazda bayat ekmekleri atmayın ve en ufak kırıntıları bile tüketin.Papara yapabilirsiniz örneğin.Ekmekleri fırında kurutun,üzerine sarmısaklı yoğurt döküp,kırmızı biber yakın ve salata niyetine sofranızda tüketin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/kadinca-sorunlara-kadinca-cozumler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınsı İstekler-Kadınca Sevgi</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/kadinsi-istekler-kadinca-sevgi</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/kadinsi-istekler-kadinca-sevgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 00:20:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/kadinsi-istekler-kadinca-sevgi</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar neden cinsel ilişkide erkekler kadar açık değil, yada neden kadınlar erkeklere çoğu kez soğuk geliyor ? Bu gibi sorulara siz de takılıyorsanız işte birkaç ipucu veriyoruz ! Kadınlar sevgiye çok değer veriyor.Erkekler tarafından sevilmek isteyen kadınlar ilişkide çoğu zaman sevgi ve şefkati cinsel arzulara tercih ediyor. Bir kadın erkek tarafından vücudunun beğenilmemesi korkusuyla cinzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i38.tinypic.com/117sldj.jpg" alt="kadınca" align="left" height="100" width="100" />Kadınlar neden cinsel ilişkide erkekler kadar açık değil, yada neden kadınlar erkeklere çoğu kez soğuk geliyor ? Bu gibi sorulara siz de takılıyorsanız işte birkaç ipucu veriyoruz !<span id="more-266"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Kadınlar sevgiye çok değer veriyor.Erkekler tarafından sevilmek isteyen kadınlar ilişkide çoğu zaman sevgi ve şefkati cinsel arzulara tercih ediyor.</p>
<p>Bir kadın erkek tarafından vücudunun beğenilmemesi korkusuyla cinzel ilişkiden kaçabiliyor.</p>
<p>Başka bir kadın, yeterli gelmeyeceğini düşünüp geri çekilebiliyor.Burada önemli olan aslında erkeğin kadına o özgüveni kazandırmış olması, ve kadını beğendiğini ona her an hissettirebilmesi.</p>
<p>Erkekler bencil olmayı bıraktığında kadınlar cinsel açıdan daha istekli ve verimli olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/kadinsi-istekler-kadinca-sevgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınca Mutsuzluk Nedenleri</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/kadinca-mutsuzluk-nedenleri</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/kadinca-mutsuzluk-nedenleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2008 22:14:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/kadinca-mutsuzluk-nedenleri</guid>
		<description><![CDATA[Kadınca hayat denildiğinde insanın aklına önce toz pembe şeyler gelebilir ama aslında hiç de öyle değil.Kadınları hayatta mutsuz kılacak o kadar çok faktör var ki.İşte bunlardan bazıları ! Bir kadın şu hayatta neden mutsuz olur ? Hiç şüphesiz ki kadınlar erkeklerden oldukca farklı yaradılıştalar. Kadınlar erkeklerden o kadar farklıdır ki bu farkı anlamak için şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i34.tinypic.com/jl4e55.jpg" alt="kadınca" align="left" height="60" width="60" />Kadınca hayat denildiğinde insanın aklına önce toz pembe şeyler gelebilir ama aslında hiç de öyle değil.Kadınları hayatta mutsuz kılacak o kadar çok faktör var ki.İşte bunlardan bazıları !<span id="more-255"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Bir kadın şu hayatta neden mutsuz olur ?</p>
<p>Hiç şüphesiz ki kadınlar erkeklerden oldukca  farklı yaradılıştalar.</p>
<p>Kadınlar erkeklerden o kadar farklıdır ki bu farkı anlamak için şu soruyu sormak gerekir ilk önce : Kadınlar ne ister?</p>
<p>Bu sorunun cevabını bulmak için o kadar zamanımız yok.belki de bu soruya verilebilecek kesin bir cevap da yok. Aslında erkekler cevaplar içerisinde oldukça yer kaplıyor &#8216;Ana&#8217; ve &#8216;töre&#8217; aslında hayatımızın mihenk noktaları. Her ne kadar evlilik her çifte göre farklıymış gibi görünse de aslında öyle değil.</p>
<p>Kadını şu hayatta en fazla kim ya ne üzebilir ki  ? Tabi ki de kendisi&#8230;Çevremize şöyle bir bakalım özellikle üzgün ve  mutsuz olan kadınlar sorunu ekonomik problemler, eşinin anlayışsızlığı ve sevgisizliği gibi sebeplerde ararlar. Böylece hiçbir şey yapmamak için iyi bir özre sahip olurlar. Ancak bir insan kendini tanımayı başardıkça kendisine yardım edecek böylece başı daha dik duracak, daha güçlü ve mutlu olacaktır.</p>
<p>Kadınların erkeklerden bu kadar şikayetçi olmasının nedeni erkekler tarafından beğenilme içgüdüsüdür. Kadınlar her zaman erkeği değiştirmek ister. Oysa sızlanmak yerine plan yapıp adımlar atsa daha kolay bir dönüşüm olduğunu görecektir.</p>
<p>Bir kadın neden kocasının sözünden hiç çıkmaz ?Hayattan korkan, özgüveni eksik kadınlar eşlerinin her dediğine evet derler. Duygularını bastırırlar. Kendi kişilik sınırlarını yok sayarlar. Sabırlı olmayı, içine kapanık olmak olarak algılarlar ve ruh sağlıkları bozulur. Erkekde hep almaya alıştığı için bencilleşir. Eşinin duygularını önemsememeye başlar. Başka arayışlara yönelir. Eşinin haklı ve mantıklı isteklerine karşı kendi fikrini söyleyebilmesi kadının benlik saygısını artırır.</p>
<p>Evliliklerin baş düşmanı yüksek beklentilerdir. Herkesin çok başarılı olduğu bir aileden gelen veya mükemmeliyet duygusu yüksek bir kadın eşinin eksiklerine odaklanır. Sürekli onun başarısızlıklarını vurguladığından eşinin evi sığınak gibi görmesini engeller. Dürüst, çalışkan, şefkatli yönlerini göz ardı eder parasının azlığından yakınır. Birçok evlilik bu yüzden yıkılmıştır.<br />
Erkekte güvensizlik ve yetersizlik, suçluluk duyguları oluşturan, tatmin edilemeyen kadın geçimsiz olarak bilinir. Böyle bir zor kişilikte biriyle yaşayan erkeğin evlilik gemisini yürütmesi büyük beceri gerektirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/kadinca-mutsuzluk-nedenleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yatak odası önemlidir !</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/yatak-odasi-onemlidir</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/yatak-odasi-onemlidir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 21:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/kadinca-konular/yatak-odasi-onemlidir.htm</guid>
		<description><![CDATA[Yeni evlenecekseniz veya ev yenileyecekseniz, ev içinde en çok özenmeniz gereken yaşam alanıdır yatak odanız. Yatak odasını döşersen içine aşkı da katın ve şunlara dikkat edin deriz: Yatak odası dekorasyonunda, * Gardrop ihtiyacınız doğrultusunda seçilmelidir. Sahip olduğunuz kıyafetlerin ve diğer eşyalarınızın stillerini, boylarını, özelliklerini ve ne kadar aralıklarla kullandığınızı mutlaka düşünmelisiniz. * Yatak odanıza egzotik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="60" src="http://i33.tinypic.com/2cfr03a.jpg" alt="yatak odası" height="60" />Yeni evlenecekseniz veya ev yenileyecekseniz, ev içinde en çok özenmeniz gereken yaşam alanıdır yatak odanız.<span id="more-193"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Yatak odasını döşersen içine aşkı da katın ve şunlara dikkat edin deriz:</p>
<p>Yatak odası dekorasyonunda,<br />
* Gardrop ihtiyacınız doğrultusunda seçilmelidir. Sahip olduğunuz kıyafetlerin ve diğer eşyalarınızın stillerini, boylarını, özelliklerini ve ne kadar aralıklarla kullandığınızı mutlaka düşünmelisiniz.</p>
<p>* Yatak odanıza egzotik bir detay eklemek için, boş cam şişelere banyo yağı doldurun, içine kokusunu en sevdiğiniz çiçeğin taçyapraklarından 3-4 tane alın. Şişelerin ağızlarını renkli organza kurdelerle bağlayabilirsiniz.</p>
<p>* Uyumanın yanı sıra dinlenme odası olarak da ele alacağımız yatak odalarını canlı kılabilecek ürünlerden biri de, birbirinden ilginç baskılardaki nevresim takımları. Yorgun bir günün ardından masmavi bir gökyüzü ve bembeyaz bulutlar üzerinde uyanmak, tropik iklimlerin eşsiz manzarasında uykuya dalmak, altın kumsallara uzanmak ve yunuslarla rüyalar alemine yolculuğa çıkmak isteyenlere.</p>
<p>* Yatak örtüsünün duvarlarla, aydınlatmayla ve duvar bordürüyle aynı desen ve renklerden seçilmesi hoş bir görüntü ve armoni yaratacaktır.</p>
<p>* Yatak odası aydınlatması tercihen yanlardan olmalıdır. Çünkü tavandan sarkma aydınlatmalarla yapılan ışıklandırma yatağa uzandığınızda gözünüzü kamaştırabilir. Rahatça kitap okumak veya televizyon seyretmek için başucu lambalarından ya da yerden aydınlatan lambalardan faydalanın.</p>
<p>* Yatak odasının baş elemanı olan yatak için, odanın biçimi ve ölçüleri önem taşıyor. Yatağın yerini belirlerken yatanların ve yatağı</p>
<p>toplayanların rahatını mutlaka düşünmek gerekiyor. Yatağı duvara dayamak gibi bir zorunluluk varsa dış cephe duvarlarından uzak durulmalı. Çünkü kışın dış çephe duvarları 1-2 derece daha soğuk olur.</p>
<p>* Gözün yatak örtüsünden perdelere ve duvarlara kadar yorulmadan rahatça dolaşabilmesi gerekir. İri çiçek motifleri ve pembe tonlardaki ürünleri tercih edebilirsiniz.</p>
<p>* Yatak odanızı, yatak başından yatak örtüsüne, duvar kağıdından bordürlere kadar açık mavi tonlarda döşerseniz daha büyük bir mekan elde edersiniz.</p>
<p>* Aynı boyutlara sahip resim veya tabloları geometrik şekillerle asabilirsiniz. Örneğin, dikdörtgen formlu çerçeveleri, dikdörtgen bir şekil oluşturarak asmak gibi. Ayrıca yatak odanız için seçeceğiniz tabloların ferah ve aydınlık olmasına dikkat edin.</p>
<p>* Perdelerinizin daha şık görünmeleri için perdenizin rengine uygun şık perde halkalarından edinebilirsiniz.</p>
<p>* Muslin, organza ya da vual kumaşlarla yapacağınız cibinlikler, odanızda etkileyici bir odak noktası oluşturacaktır. Piyasadaki klasik beyaz tül cibinlikleri şeritler, boncuklar ve pullarla süsleyebilir; tavandan zincirlerle sarkıtacağınız ahşap borularla sadece yatak başını çevreleyecek paneller yaratabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/yatak-odasi-onemlidir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınca giyim tercihlerimiz !</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/kadinca-giyim-tercihlerimiz</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/kadinca-giyim-tercihlerimiz#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 22:11:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/kadinca-konular/kadinca-giyim-tercihlerimiz.htm</guid>
		<description><![CDATA[Kadınca giyim&#8230;kadınlar erkeklerden farklı amaçlar için giyiniyor aslında.Erkekler kendilerini kadınlara hoş göstermek ister fakat kadınlar&#8230; Kadınlar için durum biraz değişik.Kadınlar çoğu kez hemcinsleri için giyinir. Burada tatlı bir rekabet söz konusu.kadınlar kadınların bulunduğu ortamlarda erkeklerin ilgi ve beğenisinden daha ziyade hemcinslerinin ilgisini çekmek için giyiniyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="60" src="http://i38.tinypic.com/1fiw4m.jpg" alt="kadınca giyim" height="60" />Kadınca giyim&#8230;kadınlar erkeklerden farklı amaçlar için giyiniyor aslında.Erkekler kendilerini kadınlara hoş göstermek ister fakat kadınlar&#8230;<span id="more-191"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Kadınlar için durum biraz değişik.Kadınlar çoğu kez hemcinsleri için giyinir.</p>
<p>Burada tatlı bir rekabet söz konusu.kadınlar kadınların bulunduğu ortamlarda erkeklerin ilgi ve beğenisinden daha ziyade hemcinslerinin ilgisini çekmek için giyiniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/kadinca-giyim-tercihlerimiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınca mutluluk arayışları&#8230;</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/kadinca-mutluluk-arayislari</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/kadinca-mutluluk-arayislari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 22:07:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadincakonular.info/kadinca-konular/kadinca-mutluluk-arayislari.htm</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar mutlu olmak ister.erkekler tarafınfan mutlu edilmek ister.aşkta ve evlilikte, hassasiyet,ilgi,sevgi,şefkat ve sadakat bekler&#8230; Bütün bu istekleri yerine gelmeyen kadınlar kendilerini mutlu etmek için saçlarıyla oynar mesela.uzunsa kestirir.boyatır, rengini çok daha değişik yapar.daha bakımlı olmaya yönelebilir.belki de tam tersi olur psikolojisine bağlı olarak kendini tamaıyla hayattan soyutlayabilir. Kadınlar mutlu olmak için öyle çok şeyler istemez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="60" src="http://i33.tinypic.com/w0git0.jpg" alt="kadınca" height="60" />Kadınlar mutlu olmak ister.erkekler tarafınfan mutlu edilmek ister.aşkta ve evlilikte, hassasiyet,ilgi,sevgi,şefkat ve sadakat bekler&#8230;<span id="more-190"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span></p>
<p>Bütün bu istekleri yerine gelmeyen kadınlar kendilerini mutlu etmek için saçlarıyla oynar mesela.uzunsa kestirir.boyatır, rengini çok daha değişik yapar.daha bakımlı olmaya yönelebilir.belki de tam tersi olur psikolojisine bağlı olarak kendini tamaıyla hayattan soyutlayabilir.</p>
<p>Kadınlar mutlu olmak için öyle çok şeyler istemez<br />
ama&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/kadinca-mutluluk-arayislari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orgazm nedir, nasıl yaşanır ? orgazm hakkında !</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/orgazm-nedir-nasil-yasanir-orgazm-hakkinda</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/orgazm-nedir-nasil-yasanir-orgazm-hakkinda#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 16:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadincakonular.info/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[Birçok kadın daha önce hiç orgazmı tadamadığından şikayetçi. Peki ya siz?Dürüst olalım. Her kadın kendi orgazmının yeterince uzun, yeterince doyurucu, kısaca yeterince iyi olup olmadığın merak eder. Üstelik birçok kadın eğer geç orgazm oluyorsa, frijit olma korkusu yaşar. Bunca meraka rağmen neden hala bu konuya öcü muamelesi yapılıyor? Belki de kadınlar bu konuda yeterince konuşmuyor, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kadın daha önce hiç orgazmı tadamadığından şikayetçi. Peki ya siz?Dürüst olalım. <span id="more-85"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span>Her kadın kendi orgazmının yeterince uzun, yeterince doyurucu, kısaca yeterince iyi olup olmadığın merak eder. Üstelik birçok kadın eğer geç orgazm oluyorsa, frijit olma korkusu yaşar. Bunca meraka rağmen neden hala bu konuya öcü muamelesi yapılıyor?</p>
<p>Belki de kadınlar bu konuda yeterince konuşmuyor, ya da utandıkları için soramıyorlar. Şimdi tabuları bir kenara koyma vakti geldi, orgazm hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevapları burada…</p>
<p>Soru: Orgazmım çok kısa sürüyor. Bunu uzatmak için bir yol var mı?</p>
<p>Cevap: Uzmanlara göre, evet. Bunun için egzersiz yapıp pelvik kaslarınızı geliştirmeniz gerekiyor. Mesela günde 10 – 20 kez birkaç saniye süreyle kalçalarınızı sıkıp, bırakın. Eğer yapabiliyorsanız daha sık ve çok yapın. Bu sayede orgazmınız daha uzun sürecektir.</p>
<p>Bunun bir diğer yolu da hemen sonuca ulaşmaya değil de, eğlenmeye de çalışmak. Örneğin, tam orgazm olacakken kendinizi geri çekin, bunu birkaç kere yapın. Böyle durumlarda daha belirgin ve uzun orgazmlar yaşayabilirsiniz.</p>
<p>Soru: Ben asla ilişki sırasında orgazm olamıyorum. Orgazm olabilmem için oral ilişkiye ihtiyaç duyuyorum. Bu değişebilir mi?</p>
<p>Cevap: Kulübe hoş geldin. Bu kadınların çoğunun yaşadığı bir problemdir. Cinsel ilişki her ne kadar hamile kalmak için iyi bir yol olsa da, kadının bu yolla orgazma ulaşması oldukça zahmetlidir. Tabii ki bunu değiştirmek için birkaç ipucumuz var. Örneğin ilişkiye girmeden önce ön sevişmeye ve oral ilişkiye öncelik verir. Aceleci ver sert olmaktansa, yavaş olun ve partnerinizin ihtiyaç duyduğunuz zamanı size tanımasını sağlayın.</p>
<p>Soru: Birden fazla orgazma ulaşmanın en iyi yolu nedir?</p>
<p>Cevap: bu basit değil, fakat mümkün. Bazı kadınlar orgazm olduktan sonra daha duyarlı hale geliyorlar. Bu arabayı ilk kez çalıştırmanızdan sonra, motorun daha çabuk ısınmasına benzer. Birinciden sonra orgazm daha kolay gelir. Hatta sonraki orgazmların 15 saniye gibi kısa sürelerde geldiği bile olur.</p>
<p>Soru: Sadece G noktası sayesinde orgazm olabilir miyim ve G noktası nerededir?</p>
<p>Cevap: G noktası genellikle uyarıldığında kadınlardaki cinsel isteği arttırır. Ve her kadının bir g noktası vardır. Bu alan vajinanın önünden servikse uzanan bölümdedir. Kadınlar bu nokta sayesinde orgazm olduklarında, daha etkili ve derin hissederler. Fakat bazı kadınlar bundan hoşlanmaz, G noktası oldukça siniz bozucu olabilir.</p>
<p>Soru: Orgazm olmam çok uzun zaman alıyor. Acaba nasıl daha çabuk olabilir? Partnerimi nasıl yavaşlatabilirim?</p>
<p>Cevap: Birçok çift için sadece erkeğin orgazm olması daha kolaydır. Erkeğinizi yavaşlatmak için ona bir akıl oyunu yapabilirsiniz. Ona batmakta olan bir botta olduğunu ve o sonra mutlaka geleceğini anlatın. Şelaleden eninde donunda düşecektir ama bunu geciktirebilir. Tam şelalenin ucuna geldiğinde durmasını söyleyin. Bu durumda içinizde hareket etmesin. Böylece kasılan kasları rahatlayacak ve devam etmeye gücü olacaktır.</p>
<p>Soru: Kimse bana orgazm yaşatamadı. Yardım edin!</p>
<p>Cevap: İlk olarak orgazm bir doğum günü hediyesi değildir. Kimse size veremez. Bu surumda biraz gizliliğe ihtiyacınız olacak. Vücudunuzda nelerin işe yaradığını öğrenmelisiniz. Ayrıca partnerinizi nasıl yönlendireceğinizi de öğrenmelisiniz. Onunla birlikte yataktayken ona kibar iltifatlar yerine, daha kirli iltifatlarda bulunun. Sevişirken bir erkeğe ayakkabılarını çok beğendim demek komik olacaktır. Kendinize zaman verin ve sevgilinize sürekli gelip gelmediğini sormaktan vazgeçin.</p>
<p>leyditürk</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/orgazm-nedir-nasil-yasanir-orgazm-hakkinda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların en büyük sağlık sorununu biliyor musunuz?</title>
		<link>http://www.kadincakonular.info/kadinlarin-en-buyuk-saglik-sorununu-biliyor-musunuz</link>
		<comments>http://www.kadincakonular.info/kadinlarin-en-buyuk-saglik-sorununu-biliyor-musunuz#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 16:54:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadincakonular.info/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[İdrar tutamama, cinsel ilişkide ağrı, isteksizlik, orgazm olamama&#8230; Kadınların hayatını cehenneme çeviren bu şikayetler pelvik organ sarkmasının belirtileri. Türkiye’de kadınların yüzde 17’si bu sorunla karşı karşıya olmasına rağmen utandığından ya da çaresiz olduğunu düşündüğünden doktora gitmiyor İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar tutamama, cinsel ilişkide ağrı, isteksizlik, orgazm olamama&#8230; <span id="more-84"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-9241072894313036";
/* 336x280, oluşturulma 22.04.2010 */
google_ad_slot = "0673721029";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span>Kadınların hayatını cehenneme çeviren bu şikayetler pelvik organ sarkmasının belirtileri. Türkiye’de kadınların yüzde 17’si bu sorunla karşı karşıya olmasına rağmen utandığından ya da çaresiz olduğunu düşündüğünden doktora gitmiyor</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst üste normal doğum, sık sık kilo alıp verme, kronik öksürük, cinsel ilişki sırasında iki tarafında haz almaması gibi şikayetleri olan her 9 kadından birinin pelvik organ sarkması (vajina ön ve arka duvarı ile mesane) nedeniyle cerrahi müdahale geçirdiğini söylüyor. Vajinal sarkmaları vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirdiklerini belirten Prof. Dr. Uludağ, Pelvik organ sarkmalarının en büyük belirtisinin idrar tutamamak olduğunu, bunun da kadınların hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor.</p>
<p>Pelvik organ sarkmalarının doğum yapmamış kadınların da yaklaşık yüzde ikisinde görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Seyfettin Uludağ şunları söylüyor: “Vajinal yoldan doğum yapmış olan kadınların hemen hepsinde az ya da çok, vajina duvarı sarkmaları görülebilir. Doğum olayı pelvik organlarda sarkmaya, genişlemeye sebep olabilir. Yardımsız doğum yapanlarda uzun süre ıkınmaya bağlı olarak pelvik organların sarkması kaçınılmazdır. Pelvik organların sarkmasının en sık rastlanan belirtisi, idrar tutamamaktır. Özellikle öksürürken, gülerken ya da ağır bir şey kaldırırken ıkınma durumunda kadınlar idrar kaçırırlar.”</p>
<p>Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin arada sırada idrarını kaçırdığını söyleyen Prof. Dr. Uludağ, “Sarkmalara bağlı idrar kaçırma doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve tekrarlar. Yaş ilerledikçe bu oran artar. Organ sarkmaları her doğumdan sonra ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkma derecesi artar. Eğer doğum esnasında oluşan yırtıklar uygun şekilde tamir edilmez ise bu sarkmalara daha da artar” diyor.</p>
<p>Cinsel ilişkiye zarar verir<br />
Uludağ, sarkmalara bağlı olan idrar kaçırmalarının vajinal yoldan yapılan ameliyatlar ile tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor: “Kadınlar organ sarkması olduğunu öncelikle idrarını tutamadıkları zaman anlarlar. Onları doktora götüren en önemli sebep idrar kaçırmadır. Özellikle havuza ve denize girdikten sonra sık sık tekrarlayan akıntılar, sık sık oluşan sistit belirtileri ve bütün bunlara ek olarak cinsel ilişki sırasında eşinin ya da kendinin eskisi gibi mutlu olamaması gibi belirtiler pelvik organ sarkmalarının işaretidir. Kabızlık ve büyük abdestini yaparken ağrı duymak ya da zorlanmak da bu belirtiler arasında yer alır. Sık tekrarlayan akıntılar, vajina yırtık ve genişlemelerine bağlı yaşanan cinsel sorunlar da ameliyatı gerektiren sebeplerdir. Vajinal sarkmalar aşağıdan vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirilir. Ancak menopozdan sonra tekrarlalama olasılığı vardır.”</p>
<p>Sezaryen sarkmaları azaltır<br />
Pelvik organ sarkmalarından kurtulmanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, “Az doğum yapmak bir önlem olabilir. Doktor kontrolünde doğum yapmak, doğum süresinin gereksiz uzatılmaması, doğumu kolaylaştırıcı kesilerin yapılması ve doğum sonu oluşmuş yırtıkların dikkatli onarılması sarkmaları azaltır. Sezaryen ile yapılan doğum da sarkmaları azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü yer çekimi olduğu sürece yaşlanmaya bağlı olarak ve geçirilen gebeliklerin yaptığı değişimler sonucunda da sarkmalar oluşabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkmalar da artar.</p>
<p>35-50 yaş arasında sık görülür<br />
Pelvik organ sarkmalarına sadece doğumlar sebep olmaz. Bunun dışında sigara içmek, stres, düzgün beslenmemek, özellikle yeşil sebze ve meyveden yoksun çarpık beslenme aşırı kilolu olmak, egzersiz ya da spor yapmamak, kronik öksürük ve aşırı derede ağır spor yapmak da (halter gibi) pelvik organ sarkmalarına sebep olabilir. Pelvik organ sarkmaları 35-50 yaş grubunda sık görülür. Bu yaş grubu kadının toplumda aktif olduğu çağdır.</p>
<p>Belirtileri:<br />
n İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe<br />
n İdrar yapamama<br />
n Ciddi kabızlık<br />
n Gaz kaçırma<br />
n İlişkide bulunamama ya da sakınma<br />
n İlişki sırasında ağrı<br />
n İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama<br />
n İlişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma<br />
n Vajinada ağırlık, basınç ve ağrı hissetme<br />
n Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı<br />
n Vajinal akıntı ve kanama</p>
<p>Vatan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadincakonular.info/kadinlarin-en-buyuk-saglik-sorununu-biliyor-musunuz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

